Kayseri’de miyom tedavisi; miyomun büyüklüğü, sayısı, rahimdeki yerleşimi, oluşturduğu şikâyetler, hastanın yaşı ve gebelik planı değerlendirilerek kişiye özel olarak planlanır. Her miyom tedavi veya ameliyat gerektirmez. Belirti vermeyen miyomlarda takip yeterli olabilirken; yoğun ve uzun süren adet kanaması, kansızlık, kasık ağrısı, karında baskı, sık idrara çıkma veya üreme ile ilgili sorunlara neden olan miyomlarda tedavi seçenekleri değerlendirilir. Kayseri’de kadın hastalıkları ve doğum alanında hizmet veren Prof. Dr. Ercan M. Aygen’in değerlendirmesinde amaç, yalnızca miyomun büyüklüğüne değil hastanın şikâyetlerine ve miyomun rahimdeki özelliklerine birlikte bakarak uygun takip veya tedavi yaklaşımını belirlemektir.

Randevu ve Detaylı Bilgi İçin

Miyomun ne olduğu, rahmin hangi bölgelerinde gelişebildiği ve türleri hakkında temel bilgi için miyom nedir? başlıklı ayrıntılı içeriği inceleyebilirsiniz.

Randevu ve Detaylı Bilgi İçin

Hangi Miyomlarda Tedavi Gerekir?

Miyom tespit edilmesi tek başına tedavi başlanması gerektiği anlamına gelmez. Rahimde küçük bir miyom bulunmasına rağmen herhangi bir kanama, ağrı veya bası şikâyeti olmayan hastalarda düzenli takip yeterli olabilir. Buna karşılık daha küçük boyutta olmasına rağmen rahim boşluğuna doğru uzanan bir miyom yoğun kanamaya neden olarak tedavi gerektirebilir. Bu nedenle tedavi kararında yalnızca miyomun santimetre cinsinden büyüklüğüne bakılmaz.

ACOG, miyom tedavisinin özellikle yoğun veya ağrılı adet kanaması, kansızlık, adet dönemleri arasında kanama, pelvik ağrı, hızlı büyüme veya bazı üreme sorunlarının bulunduğu durumlarda gündeme gelebileceğini belirtmektedir. Tedavi seçiminde miyomun büyüklüğü ve yerleşiminin yanı sıra kişinin tercihleri de dikkate alınır.

Miyomlarda tedavi gereksinimini artırabilecek durumlar genel olarak şunlardır:

  • Adet kanamasının normalden fazla olması,
  • Kanamanın uzun sürmesi veya günlük yaşamı etkilemesi,
  • Tekrarlayan yoğun kanamaya bağlı kansızlık gelişmesi,
  • Kasık ve pelvik bölgede sürekli veya tekrarlayan ağrı,
  • Karında belirgin baskı, dolgunluk veya büyüme hissi,
  • Mesaneye baskıya bağlı sık idrara çıkma,
  • Bağırsaklara baskıya bağlı kabızlık veya dışkılama güçlüğü,
  • Rahim boşluğunu etkileyen miyomların bulunması,
  • Bazı hastalarda gebelik oluşumunu veya gebeliğin seyrini etkileyebilecek miyomların bulunması,
  • Daha önce takip edilen bir miyomla birlikte yeni veya belirginleşen şikâyetlerin ortaya çıkması.

Özellikle yoğun adet kanaması, uzun süren adetler, pelvik baskı, sık idrara çıkma ve kabızlık gibi şikâyetler miyomlarda görülebilir. Ancak benzer belirtiler farklı kadın hastalıklarında da ortaya çıkabileceğinden yalnızca belirtilere bakılarak miyom tanısı konulmaz. Miyomla ilişkili olabilecek şikâyetleri daha ayrıntılı incelemek için miyom belirtileri sayfasına göz atabilirsiniz. Miyomlarda belirtilerin türü ve şiddeti büyüklük, sayı ve yerleşime göre değişebilir.

Kayseri’de Miyom Tedavisi Nasıl Planlanır?

Kayseri’de miyom tedavisi planlanırken ilk aşama hastanın şikâyetlerini ve beklentilerini doğru şekilde değerlendirmektir. Aynı büyüklükte miyomu bulunan iki hastada aynı tedavinin uygulanması gerekmeyebilir. Bir hastada yoğun kanama temel sorunken başka bir hastada mesane basısı, pelvik ağrı veya gebelik planı ön planda olabilir.

Tedavi planında miyomların sayısı, rahimde hangi bölgede yerleştiği ve rahim boşluğunu etkileyip etkilemediği önem taşır. Örneğin rahim boşluğuna doğru gelişen submukozal miyomlar daha küçük boyutlarda olsalar bile yoğun kanamayla ilişkili olabilir. Rahmin dış yüzeyine doğru büyüyen büyük miyomlarda ise bası şikâyetleri daha belirgin hale gelebilir.

Kayseri’de miyom tedavisi planlanırken genel olarak şu faktörler birlikte değerlendirilir:

  • Miyomun büyüklüğü,
  • Miyom sayısı,
  • Rahim duvarındaki yerleşimi,
  • Rahim boşluğunu etkileyip etkilemediği,
  • Adet kanamasının miktarı ve süresi,
  • Kansızlık bulunup bulunmadığı,
  • Kasık ağrısı ve pelvik bası şikâyetleri,
  • Mesane veya bağırsak üzerinde bası olup olmadığı,
  • Hastanın yaşı,
  • Gebelik isteği ve doğurganlığın korunması gereksinimi,
  • Menopoza yakınlık,
  • Daha önce kullanılan tedaviler ve alınan sonuçlar,
  • Hastanın genel sağlık durumu.

Bu değerlendirme sonucunda herhangi bir işlem yapılmadan takip, belirtileri kontrol etmeye yönelik ilaç tedavileri, girişimsel yöntemler veya cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. Miyom tedavisinde uygulanabilecek yaklaşımları daha kapsamlı olarak miyom tedavisi sayfasında inceleyebilirsiniz.

Miyom tedavisinin tek bir yönteme indirgenmemesi önemlidir. ACOG ve Mayo Clinic kaynakları, tedavi seçiminin belirtiler, miyomların büyüklüğü ve konumu, kişinin gebelik beklentisi ve tedavi tercihleri gibi birçok faktöre göre değiştiğini belirtmektedir.

Miyom Tedavisinde Prof. Dr. Ercan M. Aygen’in Yaklaşımı

Miyom tedavisinde her hasta aynı şekilde değerlendirilmez. Prof. Dr. Ercan M. Aygen’in yaklaşımında; miyomun yalnızca varlığına veya büyüklüğüne değil, hastada oluşturduğu şikâyetlere, rahimdeki yerleşimine, sayısına ve hastanın gebelik planına birlikte bakılır. Bu değerlendirme sonucunda miyomun yalnızca takip edilmesinin yeterli olup olmadığı veya aktif bir tedavi gerekip gerekmediği belirlenir.

Yoğun adet kanaması, kansızlık, kasık ağrısı, karında baskı hissi, sık idrara çıkma gibi şikâyetlerin bulunması tedavi planını etkileyebilir. Bunun yanında rahim boşluğuna doğru büyüyen miyomlar ile rahmin dış kısmına doğru gelişen miyomlar aynı klinik etkiye sahip olmayabilir. Bu nedenle tedavi yöntemi belirlenirken miyomun rahimdeki konumu da ayrıntılı şekilde değerlendirilir.

Gebelik planlayan hastalarda ise miyomun rahim boşluğunu etkileyip etkilemediği, embriyonun yerleşebileceği alanla ilişkisi ve rahmin yapısını bozup bozmadığı ayrıca önem taşır. Rahmin korunmasının öncelikli olduğu hastalarda mümkün olan tedavi seçenekleri bu hedef doğrultusunda değerlendirilir.

Tedavi planlamasında genel olarak şu noktalar dikkate alınır:

  • Hastanın mevcut şikâyetleri ve bu şikâyetlerin günlük yaşam üzerindeki etkisi,
  • Miyomların sayısı, büyüklüğü ve rahimdeki yerleşimi,
  • Rahim boşluğunun miyomlardan etkilenip etkilenmediği,
  • Yoğun kanamaya bağlı kansızlık gelişip gelişmediği,
  • Hastanın yaşı ve gebelik planı,
  • Rahmin korunmasının hasta açısından önemi,
  • Daha önce uygulanan tedaviler ve bu tedavilere verilen yanıt,
  • Takip, medikal tedavi ve cerrahi seçeneklerin hastaya uygunluğu.

Bu nedenle Kayseri’de miyom tedavisi planlanırken amaç, her miyom için doğrudan ameliyat kararı vermek değildir. Uygun hastalarda düzenli takip yeterli olabilirken, tedavi gereken durumlarda hastanın klinik özelliklerine göre farklı seçenekler değerlendirilebilir. Prof. Dr. Ercan M. Aygen ile yapılacak değerlendirmede tedavi planı, hastanın şikâyetleri ve miyomun özellikleri birlikte ele alınarak oluşturulur.

Miyom Tedavisinde Ameliyat Kararı Nasıl Verilir?

Miyom ameliyatı kararı yalnızca miyomun büyüklüğüne göre verilmez. Şikâyetlerin günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği, kanama nedeniyle kansızlık gelişip gelişmediği, çevre organlara baskı bulunması, miyomların konumu ve hastanın gebelik planı birlikte değerlendirilir.

Belirti vermeyen birçok miyomda ameliyat gerekli olmayabilir. Buna karşılık yoğun kanamaya, belirgin pelvik ağrıya veya ciddi bası şikâyetlerine yol açan miyomlarda diğer tedavi seçenekleriyle birlikte cerrahi yöntemler de değerlendirilebilir. ACOG, tedavi ihtiyacında belirtilerin yanı sıra miyomun büyüklüğü ve konumunun da önemli olduğunu vurgulamaktadır.

Ameliyat kararı gündeme geldiğinde ikinci önemli soru, hangi cerrahi yöntemin uygun olduğudur. Miyomun rahimdeki yerleşimi bu seçimde belirleyicidir.

Rahim boşluğuna doğru gelişen uygun submukozal miyomlarda histeroskopik miyom ameliyatı değerlendirilebilir. Bu yöntemde karında kesi yapılmadan vajina ve rahim ağzından rahim boşluğuna ulaşılır.

Rahim kasında veya rahmin dış yüzeyine doğru gelişen ve minimal invaziv cerrahiye uygun olan miyomlarda kapalı miyom ameliyatı yani laparoskopik miyomektomi gündeme gelebilir. Küçük kesilerden kamera ve cerrahi aletlerle rahme ulaşılması yöntemin temel özelliğidir.

Çok büyük, çok sayıda, rahim kasına derin yerleşmiş veya kapalı yöntemlerle çıkarılması uygun görülmeyen bazı miyomlarda ise açık miyom ameliyatı değerlendirilebilir. Bu yöntemde karın bölgesindeki kesiyle rahme doğrudan ulaşılır.

Cerrahi tedavilerin genel olarak hangi durumlarda gündeme geldiği, ameliyat öncesi değerlendirmeler ve yöntemlere göre iyileşme süreçleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için miyom ameliyatı içeriğini inceleyebilirsiniz.

Burada önemli olan, açık veya kapalı yöntemin kendi başına “daha iyi” olarak değerlendirilmemesidir. Cerrahi yaklaşımın hastanın anatomisine, miyomun sayısına, büyüklüğüne ve yerleşimine uygun olması gerekir. Rahmi korumak isteyen ve gelecekte gebelik planlayan hastalarda cerrahi planlama ayrıca önem taşır.

Kayseri’de Miyom Tanısı İçin Hangi Değerlendirmeler Yapılır?

Kayseri’de miyom şüphesiyle yapılan değerlendirmede yalnızca görüntüleme sonucundaki miyom ölçüsüne bakılması yeterli değildir. Öncelikle hastanın şikâyetleri ayrıntılı şekilde değerlendirilir. Adet kanamasının miktarı, kanama süresi, adet dışı kanama, ağrı, bası belirtileri, gebelik planı ve daha önceki jinekolojik öykü tanı sürecinin önemli parçalarıdır.

Jinekolojik muayene sırasında rahmin büyüklüğü ve yapısı değerlendirilebilir. Miyomların görüntülenmesinde en sık kullanılan yöntemlerden biri ultrasonografidir. Ultrason ile miyomların sayısı, yaklaşık büyüklüğü ve rahimdeki yerleşimi belirlenebilir. Mayo Clinic de ultrasonun miyom tanısında temel görüntüleme yöntemlerinden biri olduğunu belirtmektedir.

Tanı ve tedavi planlaması sırasında gerekli görülebilecek değerlendirmeler arasında şunlar bulunabilir:

  • Ayrıntılı tıbbi öykü,
  • Jinekolojik muayene,
  • Transvajinal ultrasonografi,
  • Gerekli durumlarda abdominal ultrasonografi,
  • Seçilmiş hastalarda manyetik rezonans görüntüleme (MR),
  • Yoğun kanama varsa tam kan sayımı,
  • Kansızlık açısından hemoglobin ve gerekli laboratuvar değerlendirmeleri,
  • Rahim boşluğunu etkileyen bir oluşum düşünülüyorsa ek değerlendirmeler,
  • Gebelik planlayan hastalarda miyomun rahim boşluğu ve üreme fonksiyonlarıyla ilişkisinin değerlendirilmesi.

MR her miyom hastasında gerekli değildir. Ancak çok sayıda miyom bulunması, rahmin belirgin büyümesi veya cerrahi planlama için daha ayrıntılı anatomik bilgi gerekmesi halinde kullanılabilir. Mayo Clinic, MRI’ın miyomların büyüklüğünü ve yerini daha ayrıntılı gösterebildiğini ve bazı tedavi planlarında kullanılabildiğini belirtmektedir.

Tanının amacı yalnızca “miyom var mı?” sorusunun yanıtını vermek değildir. Aynı zamanda hastanın şikâyetlerinin gerçekten miyomdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının değerlendirilmesi gerekir. Çünkü yoğun kanama, kasık ağrısı ve pelvik baskı gibi yakınmalar farklı jinekolojik hastalıklarda da görülebilir.

Kayseri’de Miyom Tedavisi Sonrası Takip Süreci Nasıl İlerler?

Miyom tedavisi sonrasında takip, uygulanan yönteme ve hastanın klinik durumuna göre planlanır. Yalnızca izlem altında bulunan bir hastanın kontrol süreci ile miyomektomi geçiren veya ilaç tedavisi kullanan bir hastanın takip planı aynı değildir.

Takipte amaç yalnızca miyomun yeniden ölçülmesi değildir. Hastanın tedavi öncesindeki temel şikâyetlerinin nasıl değiştiği de değerlendirilir. Yoğun kanama nedeniyle tedavi uygulandıysa kanama miktarındaki değişiklik; pelvik bası nedeniyle tedavi uygulandıysa bası şikâyetlerinin azalıp azalmadığı takip edilir.

Kontrol sürecinde değerlendirilebilecek başlıca noktalar şunlardır:

  • Adet kanamasının miktarı ve süresi,
  • Kansızlık bulgularında düzelme olup olmadığı,
  • Kasık ve pelvik ağrının seyri,
  • Karında baskı veya dolgunluk hissi,
  • Sık idrara çıkma gibi bası belirtilerinin durumu,
  • Gerekli görülürse miyomların ultrasonla yeniden değerlendirilmesi,
  • Yeni şikâyetlerin ortaya çıkıp çıkmadığı,
  • Cerrahi uygulanmışsa ameliyat sonrası iyileşme,
  • Gebelik planlayan hastalarda gebelik için uygun zamanın değerlendirilmesi.

Miyomektomi sonrasında rahim korunduğu için ilerleyen yıllarda yeni miyomların gelişmesi mümkündür. Bu nedenle yeni bir miyom görülmesi otomatik olarak tekrar ameliyat gerektiği anlamına gelmez. Miyomun büyüklüğü, yerleşimi ve yeniden şikâyet oluşturup oluşturmadığına göre takip veya tedavi kararı verilir.

Kayseri’de miyom tedavisi sonrasındaki kontrol aralıkları da kişiye özel olmalıdır. Belirti vermeyen ve stabil seyreden bir hastada daha uzun kontrol aralıkları yeterli olabilirken yeni başlayan kanama, ağrı veya bası şikâyeti bulunan hastalarda daha erken değerlendirme gerekebilir.

Kayseri’de miyom tedavisinde amaç, yalnızca görüntülemede görülen miyomu ortadan kaldırmak değildir. Tedavi gereksinimi; miyomların özellikleri, hastanın şikâyetleri, yaşı ve gebelik beklentisi birlikte değerlendirilerek belirlenir. Prof. Dr. Ercan M. Aygen ile gerçekleştirilecek değerlendirmede takipten cerrahi tedaviye kadar seçeneklerin hastaya özgü klinik durum çerçevesinde ele alınması, tedavi planının temelini oluşturur.

Sorumluluk Reddi

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler tıbbi tanı, kişiye özel tedavi önerisi veya hekim muayenesinin yerine geçmez. Miyomların büyüklüğü, sayısı, yerleşimi ve klinik etkileri hastadan hastaya değişebileceği için takip ve tedavi kararları muayene ve gerekli tetkikler sonucunda hekim tarafından verilmelidir.

Yoğun veya kontrol edilemeyen vajinal kanama, ani ve şiddetli karın veya kasık ağrısı, bayılma, belirgin halsizlik, menopoz sonrası kanama veya mevcut şikâyetlerde hızlı kötüleşme olması halinde sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.