
Pelvik organ sarkması uluslararası kadın sağlığı ve ürojinekoloji kuruluşlarının da üzerinde durduğu önemli pelvik taban sorunlarından biridir. Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji ACOG, Amerikan Ürojinekoloji Derneği AUGS, Uluslararası Ürojinekoloji Derneği IUGA ve Uluslararası Kontinans Derneği ICS; pelvik taban desteğinin azalmasının rahim, mesane ve diğer pelvik organların normal konumlarını etkileyebileceğini vurgulayan klinik ve hasta bilgilendirme kaynakları yayımlamaktadır.
Rahim veya mesane sarkmasının değerlendirilmesinde yalnızca sarkmanın varlığı değil, kadının yaşadığı şikâyetler ve bu şikâyetlerin günlük yaşam üzerindeki etkisi de önemlidir. Hafif düzeydeki her sarkma tedavi gerektirmeyebilir. Tedavi yaklaşımı kişiye ve sarkmanın derecesine göre belirlenir.
İçindekiler
- Pelvik Taban Zayıfladığında Rahim ve Mesane Neden Aşağı Doğru Yer Değişir?
- Rahim Sarkması ile Pelvik Taban Zayıflığı Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?
- Mesane Sarkması Pelvik Taban Desteği Azaldığında Nasıl Gelişir?
- Rahim ve Mesane Sarkması Hangi Belirtilerle Kendini Gösterir?
- Doğum, Yaş ve Menopoz Pelvik Organ Desteğini Nasıl Etkiler?
- Pelvik Taban Egzersizleri Rahim ve Mesane Sarkmasında Fayda Sağlar mı?
- Rahim veya Mesane Sarkmasında Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Pelvik Taban Zayıfladığında Rahim ve Mesane Neden Aşağı Doğru Yer Değişir?
Rahim ve mesane pelvis içerisinde yalnızca tek bir kas veya bağ tarafından tutulmaz. Pelvik taban kasları, bağ dokuları ve çevredeki destek yapıları birlikte çalışarak bu organların normal konumlarının korunmasına yardımcı olur.
Pelvik tabanın desteği zaman içerisinde azaldığında organları alttan taşıyan yapıların gücü de azalabilir. Böyle bir durumda rahim veya mesane vajina yönüne doğru aşağı hareket etmeye başlayabilir. Bu değişiklik başlangıçta çok hafif olabilir ve herhangi bir belirti oluşturmayabilir. Destek kaybı arttıkça vajinada baskı, dolgunluk veya aşağı doğru çekilme hissi daha belirgin hale gelebilir.
ACOG, pelvik organların pelvik taban kasları ve bağ dokuları tarafından desteklendiğini; bu desteğin azalmasıyla pelvik organ prolapsusu gelişebileceğini belirtmektedir. ICS ve IUGA tarafından kullanılan uluslararası terminolojide de pelvik organ prolapsusu, pelvik organlardan birinin veya birkaçının normal konumundan aşağı doğru yer değiştirmesi olarak ele alınmaktadır.
Pelvik tabanın kadın sağlığındaki görevleri yalnızca rahim ve mesaneyi desteklemekle sınırlı değildir. İdrar kontrolü, bağırsak kontrolü ve cinsel fonksiyonlarda da rol oynar. Pelvik tabanın genel yapısı ve görevleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için pelvik taban sağlığı ile ilgili makalemizi inceleyebilirsiniz.
Pelvik taban desteğinin azalması her zaman belirgin bir organ sarkması oluşturmaz. Bir kadında pelvik taban zayıflığı bulunmasına rağmen rahim veya mesane sarkması hafif düzeyde kalabilir. Başka bir kadında ise aynı bölgede daha belirgin bir destek kaybı oluşabilir. Bu nedenle yalnızca tek bir nedene bakarak sarkmanın ne kadar ilerleyeceğini tahmin etmek mümkün değildir.
Rahim Sarkması ile Pelvik Taban Zayıflığı Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?
Rahim normalde pelvis içerisinde bağlar ve pelvik taban tarafından desteklenen bir konumda bulunur. Bu destek yapılarının zaman içerisinde zayıflaması veya esnekliğini kaybetmesi durumunda rahim vajina yönüne doğru aşağı hareket edebilir. Bu durum rahim sarkması olarak adlandırılır.
Rahim sarkması her kadında aynı düzeyde görülmez. Bazı kadınlarda rahim yalnızca hafif şekilde aşağı doğru yer değiştirirken, daha ileri durumlarda rahim ağzı veya rahmin bir bölümü vajina girişine kadar yaklaşabilir.
Rahim sarkmasının gelişiminde pelvik taban desteğinin azalması önemli bir etkendir ancak tek neden değildir. Pelvik organları destekleyen bağ dokularının yapısı, kişinin doğum öyküsü, yaşı, kilosu ve uzun yıllar boyunca pelvik taban üzerinde oluşan basınç da önem taşır.
ACOG ve ICS kaynaklarında gebelik ve doğum, yaşlanma, menopoz, fazla kilo, kronik kabızlık, sürekli ıkınma ve uzun süreli öksürük gibi durumlar pelvik organ sarkmasıyla ilişkili faktörler arasında değerlendirilmektedir.
Rahim sarkması bulunan kadınlarda en sık fark edilen şikâyetlerden biri vajinada aşağı doğru baskı veya ağırlık hissidir. Özellikle uzun süre ayakta kalındığında, günün ilerleyen saatlerinde veya ağır fiziksel aktivite sonrasında bu his daha belirgin hale gelebilir.
Rahim sarkmasında görülebilecek belirtiler arasında şunlar bulunabilir:
- Vajinada baskı veya ağırlık hissi,
- Aşağı doğru çekilme hissi,
- Vajina girişinde ele gelen veya görülen çıkıntı,
- Uzun süre ayakta kalınca rahatsızlığın artması,
- Alt karın veya pelvis bölgesinde dolgunluk hissi,
- İleri durumlarda idrar veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler.
Hafif rahim sarkması olan bazı kadınlarda hiçbir şikâyet bulunmayabilir. Bu nedenle sarkmanın derecesi ile kişinin yaşadığı rahatsızlığın şiddeti her zaman birbirine paralel değildir.
Mesane Sarkması Pelvik Taban Desteği Azaldığında Nasıl Gelişir?
Mesane vajinanın ön tarafında yer alır. Mesaneyi ve vajinanın ön duvarını destekleyen dokuların gücü azaldığında mesane vajina yönüne doğru bombeleşebilir. Bu durum halk arasında mesane sarkması olarak bilinir.
Uluslararası terminolojide bu durum çoğunlukla ön vajinal duvar prolapsusu şeklinde değerlendirilir. Bu tanımlama önemlidir çünkü sarkmada yalnızca mesanenin kendisi değil, mesaneyi destekleyen vajinal duvar ve çevredeki destek dokuları da etkilenir.
Mesane sarkması başlangıç döneminde fark edilmeyebilir. Sarkma arttıkça vajinada dolgunluk hissi, idrar yaptıktan sonra mesanenin tam boşalmadığı düşüncesi veya bazı idrar şikâyetleri ortaya çıkabilir.
Mesanenin aşağı doğru yer değiştirmesi, mesanenin çalışma biçimini her kadında aynı şekilde etkilemez. Bazı kadınlarda idrar yaparken zorlanma görülürken, bazı kadınlarda sık idrara çıkma veya idrar kaçırma gibi şikâyetler eşlik edebilir. Ancak mesane sarkması olan her kadın idrar kaçırmaz.
Mesane sarkması ile idrar kaçırmanın birbirinden ayrı değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü bir kadında hem mesane sarkması hem de idrar kaçırma bulunabilirken, başka bir kadında yalnızca sarkma olabilir. Pelvik tabanın idrar kontrolündeki rolü hakkında daha fazla bilgi için kadınlarda idrar kaçırma ve pelvik taban ilişkisi ile ilgili makalemizi inceleyebilirsiniz.
| Durum | Temel Değişiklik | Görülebilecek Şikâyetler |
|---|---|---|
| Rahim sarkması | Rahim veya rahim ağzının vajina yönüne doğru aşağı yer değiştirmesi | Vajinada baskı, ağırlık, aşağı doğru çekilme veya çıkıntı hissi |
| Mesane sarkması | Mesane tarafındaki ön vajinal duvarın vajina içine doğru bombeleşmesi | Vajinada dolgunluk, idrar yapmada zorlanma veya tam boşalmama hissi |
Rahim ve Mesane Sarkması Hangi Belirtilerle Kendini Gösterir?
Rahim ve mesane sarkmasının belirtileri sarkmanın bulunduğu bölgeye ve derecesine göre değişebilir. Hafif sarkmalarda hiçbir belirti olmayabilir. Bazı kadınlar sarkmanın varlığını rutin jinekolojik muayene sırasında öğrenebilir.
Belirtiler ortaya çıktığında en sık tarif edilen şikâyetlerden biri vajinada dolgunluk veya baskı hissidir. Kadınlar bunu bazen “aşağı doğru bir şey geliyor”, “vajinamda ağırlık var” veya “bir çıkıntı hissediyorum” şeklinde tarif edebilir.
ICS kaynaklarında da vajinal bölgede çıkıntı hissi, pelvik baskı, idrar yapmayla ilgili sorunlar, bağırsak boşaltımında güçlük ve cinsel ilişkiyle ilgili şikâyetler pelvik organ sarkmasıyla birlikte görülebilen belirtiler arasında yer almaktadır.
Rahim veya mesane sarkmasında görülebilecek belirtiler şunlardır:
- Vajinada baskı veya dolgunluk hissi,
- Aşağı doğru çekilme veya ağırlık hissi,
- Vajina girişinde ele gelen çıkıntı,
- Uzun süre ayakta kalınca şikâyetlerin artması,
- İdrar yapmaya başlamada zorlanma,
- Mesanenin tam boşalmadığı hissi,
- Sık idrara çıkma veya idrar kaçırma,
- Kabızlık veya dışkılama sırasında zorlanma,
- Cinsel ilişki sırasında rahatsızlık hissi.
Bu belirtilerden birinin bulunması mutlaka ileri derecede organ sarkması olduğu anlamına gelmez. Benzer şikâyetler farklı nedenlerle de ortaya çıkabilir. Bu nedenle özellikle şikâyetler tekrarlıyorsa veya günlük yaşamı etkiliyorsa jinekolojik değerlendirme yapılması önemlidir.
Doğum, Yaş ve Menopoz Pelvik Organ Desteğini Nasıl Etkiler?
Pelvik taban yaşam boyunca farklı dönemlerde farklı yüklerle karşılaşır. Gebelik ve doğum bu dönemlerin başında gelir. Gebelik sırasında büyüyen rahim ve bebeğin ağırlığı pelvik tabanın taşıdığı yükü artırır.
Vajinal doğum sırasında pelvik taban kasları ve çevresindeki destek dokuları bebeğin doğumuna uyum sağlamak için önemli ölçüde gerilir. Doğum sonrasında bu dokuların büyük bölümü toparlanabilir ancak bazı kadınlarda destek yapılarında kalıcı gevşeme oluşabilir.
ACOG, gebelik ve özellikle vajinal doğumu pelvik organ sarkmasının başlıca risk faktörleri arasında saymaktadır. Bunun yanında yaşlanma, menopoz, fazla kilo, kabızlık, kronik öksürük ve tekrarlayan ağır kaldırma da pelvik taban üzerine uzun süreli yük bindirebilir.
Pelvik organ sarkması riskini etkileyebilecek faktörler arasında şunlar bulunabilir:
- Birden fazla gebelik ve doğum,
- Pelvik tabanı zorlayan doğum süreçleri,
- Yaşın ilerlemesi,
- Menopoz sonrası dokularda oluşan değişiklikler,
- Fazla kilo,
- Kronik kabızlık ve sürekli ıkınma,
- Uzun süre devam eden kronik öksürük,
- Sürekli ağır kaldırmayı gerektiren işler,
- Bağ dokusunun kişisel özellikleri.
Yaş ilerledikçe kaslarda ve bağ dokularında doğal değişiklikler meydana gelir. Pelvik organları destekleyen yapıların esnekliğinin ve dayanıklılığının azalması bazı kadınlarda sarkmanın daha belirgin hale gelmesine katkıda bulunabilir.
Menopoz dönemindeki hormonal değişiklikler de pelvik bölgedeki dokuları etkileyebilir. Ancak menopoz sonrasında her kadında rahim veya mesane sarkması gelişeceği düşünülmemelidir. Sarkma genellikle tek bir faktörün değil, yıllar boyunca biriken farklı etkilerin sonucunda ortaya çıkar.
Pelvik Taban Egzersizleri Rahim ve Mesane Sarkmasında Fayda Sağlar mı?
Pelvik taban egzersizleri özellikle hafif düzeydeki pelvik organ sarkmalarında destekleyici olabilir. Amaç, pelvik organları alttan destekleyen kasların daha güçlü ve kontrollü çalışmasına yardımcı olmaktır.
ACOG ve ICS kaynaklarında pelvik taban kas eğitimi, özellikle hafif düzeydeki prolapsuslarda belirtilerin azaltılmasına yardımcı olabilecek konservatif yaklaşımlar arasında değerlendirilmektedir. AUGS da pelvik taban bozuklukları konusunda hem klinisyenlere hem de hastalara yönelik eğitim kaynaklarında pelvik taban egzersizlerine yer vermektedir.
Egzersizler mevcut sarkmış organı tek başına tamamen eski konumuna döndürmez. Ancak doğru ve düzenli yapılan pelvik taban kas egzersizleri bazı kadınlarda baskı ve dolgunluk hissinin azalmasına, pelvik taban kontrolünün artmasına ve eşlik eden idrar kaçırma şikâyetlerinin azalmasına yardımcı olabilir.
Egzersizlerin etkili olabilmesi için doğru kas grubunun çalıştırılması önemlidir. Karın, kalça veya bacak kaslarını sıkmak pelvik taban egzersiziyle aynı değildir. Bu nedenle kasların doğru kullanılıp kullanılmadığından emin olunamadığında profesyonel destek alınabilir.
Pelvik taban egzersizlerine ek olarak günlük yaşamda bazı önlemler pelvik taban üzerindeki gereksiz yükün azaltılmasına yardımcı olabilir:
- Kronik kabızlığın kontrol altına alınması,
- Tuvalette uzun süre ve aşırı ıkınmaktan kaçınılması,
- Sağlıklı vücut ağırlığının korunması,
- Kronik öksürüğün nedeninin araştırılması,
- Ağır yük kaldırırken doğru vücut mekaniğinin kullanılması,
- Pelvik taban kaslarının düzenli ve doğru şekilde çalıştırılması.
Sarkmanın derecesi arttığında veya şikâyetler günlük yaşamı belirgin şekilde etkilediğinde yalnızca egzersiz yeterli olmayabilir. Bu durumda pessar gibi destekleyici yöntemler veya uygun hastalarda cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Hangi yöntemin uygun olduğu hastanın yaşı, şikâyetleri, sarkmanın derecesi ve genel sağlık durumu dikkate alınarak belirlenir.
Rahim veya Mesane Sarkmasında Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Hafif pelvik organ sarkmaları her zaman belirgin bir şikâyete neden olmayabilir. ACOG da her pelvik organ sarkmasının mutlaka tedavi gerektirmediğini; tedavi kararında belirtilerin şiddetinin, sarkmanın derecesinin ve kişinin günlük yaşamının dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir.
Vajinada baskı, dolgunluk veya aşağı doğru sarkma hissi tekrarlıyorsa kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirme yapılması uygun olur.
Özellikle aşağıdaki durumlarda doktor değerlendirmesi önerilebilir:
- Vajinada sürekli baskı veya ağırlık hissi bulunması,
- Vajina girişinde ele gelen veya görülen bir çıkıntı olması,
- Şikâyetlerin gün içerisinde veya uzun süre ayakta kaldıkça artması,
- İdrar yaparken zorlanma veya mesanenin tam boşalmadığı hissi,
- Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları,
- İdrar kaçırma şikâyetinin eşlik etmesi,
- Kabızlık veya dışkılama sırasında belirgin zorlanma,
- Cinsel ilişki sırasında rahatsızlık veya baskı hissi,
- Sarkmanın günlük yaşamı veya fiziksel aktiviteleri etkilemesi.
Muayene sırasında rahim ve vajina duvarlarının desteği değerlendirilir ve sarkmanın hangi bölgede olduğu belirlenir. Uluslararası ürojinekoloji uygulamalarında da sarkmanın yalnızca adı değil, hangi bölümde olduğu, ne kadar ilerlediği ve hastada hangi şikâyetlere yol açtığı birlikte değerlendirilir.
Her rahim veya mesane sarkması ameliyat gerektirmez. Hafif ve günlük yaşamı etkilemeyen sarkmalarda takip, yaşam tarzı düzenlemeleri ve pelvik taban egzersizleri yeterli olabilir. Şikâyetlerin daha belirgin olduğu hastalarda ise pessar veya cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.
Tedavide temel amaç yalnızca anatomik olarak sarkmayı düzeltmek değil, kadının yaşadığı baskı, idrar sorunları ve günlük yaşam kısıtlamalarını azaltmaktır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Rahim ve mesane sarkmasının derecesi, nedenleri ve tedavi seçenekleri kişiden kişiye değişebilir. Tanı ve tedavi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirme yapılmalıdır.